Yasin Börü’nün katillerinden pişkin ifadeler
HDP Eş Başkanı Demirtaş’ın sokak çağrısı yaparak fitilini ateşlediği 6-7 Ekim terör olaylarında, PKK yandaşları tarafından katledilen Yasin Börü ve arkadaşlarına ilişkin dava bugün de devam etti. Davanın sanıklarından Mecnun Akkoyun, “Türkiye’yi tanımadığını” belirterek, “Benim eş başkanlarım tutuklanıyor, ben burada Kürt olduğum için yargılanıyorum” dedi. Akkoyun, sözleri üzerine duruşmadan atıldı.
Güvenlik gerekçesiyle Diyarbakır’dan Ankara’ya nakledilen davanın duruşması, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde saat 10.00’da başladı.
Sanıkların teker teker beyanları alınıyor. Pek çoğu yeni ortaya çıkan görüntülerin (teşhise elverişsiz) incelenmesini istyor
— Yasin Börü Davası (@yasinborudavasi)
Provokasyon yapan sanık duruşmadan atıldı
Sanık Mecnun Akkoyun, mahkeme başkanı tarafından duruşma salonundan atıldı. Akkoyun, “Ben T.C devletini tanımıyorum, mahkemenizi tanımıyorum, adaletinizi tanımıyorum” dedi. Terör soruşturmalarından tutuklanan HDP’liler için de, “Bizim eş başkanlarımız orada tutuklanıyor. Biz bir diktatörün lafı yüzünden, kürt olduğum için buralarda yargılanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Ucuz ‘savunma’
Sanık Sedat Çoban da, Yasin Börü ailesinin avukatlarından Sadak Murat’ın konuşmasını bölerek, “Avukat bey anma etkinliklerinde ‘Sanıklar duruşmalarda sokak serserisi olduklarını kabul ettiler” demiş. Ben böyle bir beyanda bulunmadım. Kötü söz sahibinindir diyorum” dedi.
Sanıkların dinlendiği duruşma sonrası dava ileri bir tarihe ertelendi.

Yasin Börü’nün otopsi görüntülerini izledim böyle vahşet yok
Diyarbakır’da 6-8 Ekim 2014’teki saldırılarda Yasin Börü, Dakak, Güneş ve Gökguz’un öldürülmesine ilişkin 17’si tutuklu 34 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması bugün yapılacak. Güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya nakledilen davanın üçüncü duruşması, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılacak.Mahkeme, 34 sanığın yargılandığı davanın ara kararında tutuklu sanıklardan 4’ünün tahliyesine karar vermişti. Sanıklardan 17’sinin tutukluluğu ise devam ediyor.Grup öyle vahşi ki.. Ölenlerin cansız bedenlerini yerde dakikalarca tekmeliyor sopalarla vuruyorlar. Bir cansız beden düşünün, burnu var olması gerek yerde değil” HDP’nin çağrısıyla başladı50’den fazla insanın öldüğü 6-8 Ekim olaylarını başlatan çağrı ise Demirtaş’ın başkanlığında toplanan HDP Parti Meclisi tarafından yapılmıştı. Demirtaş, Suruç’taki canlı bomba saldırısından sonra ise tabanına seslenerek, “herkes kendi güvenlik önlemini alsın” demişti. Demirtaş, terör tepki eylemlerinde HDP binalarına yapılan saldırılara karşı partililerden misli ile karşılık vermelerini de istemişti.Demirtaş’a istifa ettirecek o sözler Video: Demirtaş böyle teşekkür etmişti Vahşet evinden kan donduran fotoğraflarBugünkü duruşmada bazı gizli tanıkların beyanının alınması beklenirken, davayı takip eden Avukat Mehmet Mahmut Doğan, Twitter hesabı üzerinden geride kalan döneme dair çarpıcı gerçekleri yayınladı. Ayrıca olay yeri inceleme ekiplerince kaydedilen fotoğraflar ilk kez gün yüzüne çıktı.İddianameye yansımayan 6. isim 12 yaşındaAvukat Doğan, iddianameye yansımayan Yasin Börü ve 4 arkadaşının yanında altıncı bir kişinin bulunduğunu, o ismin Yusuf Er’in 12 yaşlarındaki kardeşi olduğunu ve et dağıtımı esnasında arabada bekletildiğini açıkladı. Daha sonra Börü ve arkadaşlarının mahalle arasında evleri gezerken YDG’li terörist bir grup tarafından takibe alındığını dile getiren Avukan Doğan, ardından yaşanılanları tüm detayları ile anlattı. Olay yeri inceleme polisinin kaydettiği görüntüler ile Börü ve arkadaşlarının otopsi görüntülerini izlediğini belirten Doğan, “Ben olay yeri ve otopsi görüntülerini izledim böyle bir vahşet yok” dedi.5 kişi mahalle arasında evleri gezerken YDGli bir grup bunları görüyor. Ve takibe başlıyorlar— Mehmet Mahmut Doğan (@dogan_mmd) 6 Ocak 2016 “Kimse evine almak istemiyor”Avukat Doğan kan donduran cinayetin tüm detaylarını şu şekilde anlattı:”Yasin ve arkadaşları kalabalık YDG’li grubu fark edince bulundukları yerden hızla uzaklaşarak evlere sığınmaya çalışıyorlar. Birkaç apartmanın zillerine basıyorlar ancak kapıları kimse açmıyor. En son olayın olduğu Özturan 3 apartmanında kapı açılıyor. Ancak bu sefer de dairelerde oturanlar 5 kişiyi evlerine almak istemiyor. Bir süre merdiven aralığında gizleniyorlar. Bu süre zarfında ailelerine ve büyüklerine ulaşmak için sürekli telefonla aramalar yapıyorlar. En sonunda 3. katta 5 numaralı dairedeki kadın merhamet ediyor ve 5 kişiye kapıyı açarak evine alıyor. Bu kadın evden defaatle 155’i arayarak yardım istiyor. Video: “Yasin Börü Davası”da ürperten ses kayıtları Saat 18.50’de katledildiler polis 21.17’de geldiYasin ve arkadaşları saat 18.50 civarında katlediliyor. Polis 21.17’de olay yerine gitmek için yola çıkıyor. (iddianameden) Yasin ve arkadaşlarını eve alan kadın hem eşini hem de polisi arıyor. Bu sırada grup evin kapısına kadar geliyor. 155 kaydında ilk aramada evin kapısına dayanan grubun sesleri rahatlıkla duyulabiliyor. Üst katın balkonundan girip ateş ediyorBu sırada grup kapıda uzun süre bekliyor ve eve giremiyor. Ancak sanıklardan Uğur Doğanay üst kat daireye zorla giriyor. Üst katın balkonundan iplerle sarkarak Yasinlerin sığındığı eve giriyor ve ilk silahlı ateşi açıyor Vahşet evinde 3 kişiyi öldürdülerDaha sonra ev sahibi evin anahtarını Uğur Doğanay’ın önüne doğru fırlatıyor. Sonrasında grup eve giriyor. YDG’li grup eve girdikten sonra 3 kişiyi öldürüyor. Diğer 2 kişi yaralanıyor. Yusuf Er’i kan izlerinden takip edip buluyorlarOlaydan yaralı kurtulan Yusuf Er, önce tuvalete saklanıyor (silahla yaralanmış) grup tuvalete saklandığını fark ediyor ve çıkarıyor. Kalabalık grup aynı esnada evin içerisinde 3 ölü ve yaralıyı linç etmeye devam ediyor. Her yeri kesik olduğu için tahminen yerde bıraktığı kan izlerinden merdiven altına saklandığını fark edip buradan çıkarıyorlar. Olayın canlı şahidiOlayların devamında kapı önü kalabalığı ve sokağın karanlığından bir şekilde fırsatını bulup yine kaçıyor. 1 sokak sonra bayılıp düşüyor. Düşüp bayıldığı yerde PKK’lı kimse yok ve görenler bir şekilde hastaneye götürüyor ve yaşıyor. Olayın en önemli şahidi.Böyle bir vahşet görmedimGrup öyle vahşi ki ölenlerin cansız bedenlerini yerde dakikalarca tekmeliyor sopalarla vuruyorlar. Ben olay yeri ve otopsi görüntülerini izledim böyle bir vahşet yok. Bir cansız beden düşünün burnu var, olması gerek yerde değil! Yasin Börü’nün annesi oğlunu adli tıpta ayağındaki “BEN”den teşhis edebiliyor!” Canavarca hislerle katledilmişlerVahşet, öldürülen 4 gencin otopsi yaralı kurtulan Yusuf Er’in Adli Tıp raporlarına da yansımış durumda. Raporlara göre öldürülen gençlere çok ağır işkenceler yapılmış. Ahmet Dakak’ta 22, Hasan Gökguz’da 20, Yasin Börü’de 15 bıçak darbesi var. Riyat Güneş’in ise kafatası kemiği kırılmış. Hasan Gökguz hariç öldürülen gençlerin vücutlarında birer tane de kurşun izine rastlandı.

Demirtaş ve HDP’li vekillere Yasin Börü sorulacak
Terör soruşturması kapsamında Diyarbakır’daki evinde gözaltına alınan HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş tutuklandı. Operasyonda diğer eş başkan Figen Yüksekdağ dahil 8 vekil daha tutuklandı. HDP’li vekillerin dosyasında çok sayıda suç bulunuyor. Bunlardan biri de 31 kişinin katledildiği 6-8 Ekim olaylarında halkı kışkırtmak. Bu olaylarda Yasin Börü ve arkadaşları da terör yandaşları tarafından katledilmişti. Başta Demirtaş olmak üzere tutuklanan HDP’li vekillere 6-8 Ekim provokasyonu da sorulacak. Öte yandan, Yasin Börü davası dosyasının bu dava ile birleştirilmesi de gündemde. Börü’nün davasına bakan avukatlar, HDP soruşturmasına ait dosyaların içeriğine göre bu talepte bulunabileceklerini açıkladı. 4- ve dosyamızla bir bağı olduğu takdirde birleştirme talebinde bulunacağız.Son olarak dosyamızı siyasi çekişmelere kurban etmeyeceğimiz.— Yasin Börü Davası (@yasinborudavasi) 5 Kasım 2016 Anne Börü: Demirtaş yargılansınYasin Börü’nün annesi Hatice Börü, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, “Sokağa çağıran HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tı. Bu vahşeti yapan PKK yandaşlarıydı. Demirtaş’ın ve diğerlerinin de yargılanmasını istiyorum. Dava nasıl başladıysa öyle devam ediyor. Buradan Ankara’ya gitmek kolay değil. Vahşet burada işlendi mahkemenin de burada olmasını istiyorum. Artık geri gelmeyeceğini biliyoruz ancak bir nebze de olsa içimize su serpilsin. Özellikle Demirtaş, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ve eski DBP İl Başkanı Zübeyde Zümrüt’ün yargılanmasını istiyorum. Çünkü onları sokağa salanlar bunlardı” demişti.6-8 Ekim’de ne olmuştu?HDP Merkez Yürütme Kurulu ve HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Sokağa çıkın” çağrısı üzerine, terör örgütü PKK/PYD yandaşlarının Ayn el Arap (Kobani) bahanesiyle 35 ilde gerçekleştirdiği şiddet olaylarında 2 polis şehit olmuş, Diyarbakır’da yoksullara kurban eti dağıtan Yasin Börü ve üç arkadaşının da aralarında bulunduğu 31 kişi hayatını kaybetmiş, 221 vatandaş ile 139 polis yaralanmıştı.Terör örgütü yandaşlarının saldırıları sonucu çok sayıda ev ve iş yeri ile okul, kültür merkezi, müze ve yurt binasında hasar oluşmuş, olaylar nedeniyle zarar gören esnafa devlet tarafından yaklaşık 50 milyon liralık ödenek sağlanırken, şiddet eylemlerinin devlete maliyetinin 300 milyon liranın üzerinde olduğu belirlenmişti. HDP’nin kan kokan icraatlarıAcısı hala taze

Yasin Börü’nün babası: HDP’liler cezasını çeksinler
Diyarbakır’da 6-7 Ekim 2014’te çıkan olaylarda Yasin Börü ve 3 arkadaşı öldürüldüştü. Bu tarihten sonra Börü ve arkadaşlarının aileleri, halkın sokağa çıkması konusunda açıklama yapan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın olaylardan sorumlu olduğunu ve yargılanması gerektiğini belirterek suçluların cezalandırılmasını istemişti. Önceki gün yapılan terör operasyonunda HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile birlikte 12 milletvekili gözaltına alınmış, gözaltına alınanlardan HDP Eş Genel Başkanları Demirtaş ve Yüksekdağ ile birlikte toplam 9 milletvekili tutuklanmıştı.Demirtaş ve Yüksekdağ tutuklandı ‘Can gitmiş geri gelmeyecek’HDP’li vekillerin tutuklanmalarına ilişkin konuşan Yasin Börü’nün babası Fikri Börü, 6-7 Ekim’de olaya sebep olan HDP hakkında o günden beri herhangi bir işlem yapılmadığını söyledi. Fikri Börü, “O gün milleti sokağa döküp çocuklarımızı katlettiği günden bugüne onlar hakkında dava açılmamıştı. Onların bu suçtan da yargılanmalarını istiyoruz. Hukukun vereceği karara saygılıyız. Ne kadar da olsa mutlu olmak biraz zordur, can gitmiş geri gelmeyecek. Fakat bunlar tutuklandılar, cezalarını çeksinler. Hukukun vereceği karara saygı duyuyoruz” diye konuştu.Demirtaş ve HDP’li vekillere Yasin Börü sorulacak
Sanık sayısı 41’e yükselmişti
Davanın geçen celsesinde, maktullerden Hasan Gökguz’un babası Mehmet Gökguz, sanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını belirtmişti.
Baba Gökguz, “Sanıklar mağdur olduklarını söylüyor. Ben de mağdurum. Bizim çocuklarımızın suçu neydi? Neden öldürüldüler? İki yetim benim boynuma kaldı. Bunlar gündüz mağdur, gece teröristler. Cezalandırılmalarını istiyorum.” diye konuşmuştu.
Maktul Yasin Börü’nün babası Fikri Börü de otopsi raporlarının yanlış olduğunu belirterek, “İlk başta oğlumu kendilerinden sanmışlar. Otopsi raporunda boynunda poşu olduğu yazılı. Oysa oğlumun boynunda poşu yoktu.” demişti.
Beyanların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, diğer illerde tutuklu sanıkların da Ankara’ya getirilmesine karar vererek, duruşmayı ertelemişti.
İddianame
İddianamede Yusuf Er, Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökguz’un 7 Ekim 2014’te, Diyarbakır’da terör örgütü PKK/KCK mensuplarınca, “DEAŞ üyesi oldukları” iddiasıyla saldırıya uğradığı belirtiliyor.
Maktuller ile olayda yaralanan Er’in, saldırı üzerine Bağlar semtinde bir daireye sığındıkları, eylemi gerçekleştiren grubun binanın çevresini sardığı ve bu kişileri aramaya başladığı aktarılan iddianamede, eylemcilerin, Er ile maktullerin 5 numaralı dairede olduğunu anlamaları üzerine bir kişinin mutfak balkonundan daireye girdiği ve içeridekilere silahla ateş etmeye başladığı kaydediliyor.
Silahlı kişinin kapıyı açarak, grubun diğer üyelerini de eve aldığı, eylemcilerin ikametgaha sığınanları linç ederek, ateşli ve delici silahlarla yaralayıp üçüncü kattaki camdan aşağı attıkları, birini de sürükleyerek binadan dışarı çıkardıkları anlatılan iddianamede, aşağı atılan ve can çekişen maktullere sopa, taş ve tekmeyle saldırıya devam edildiği aktarılıyor.
Olayda Er dışındakilerin öldüğü, ikametgahın tuvaletine sığınan ve bir süre fark edilmeyen Er’in daha sonra bulunduğu, darbedilerek ve kesici aletle yaralanarak buradan çıkarıldığı ancak Er’in, sanıkların elinden kaçmayı başardığı ve 500 metre kadar gittikten sonra bayıldığı da iddianamede yer alıyor.
Sanıkların, dört maktulü “canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan dörder, “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma” suçundan birer olmak üzere, beşer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.
İddianamede sanıkların, Er’in yaralanmasına ilişkin de ayrıca cezalandırılmaları talep ediliyor.
Birleşen davalar
Olaylara ilişkin yaşı 18’den küçük, suça sürüklenen 7 çocuk hakkında Diyarbakır’da açılan ve daha sonra Ankara’ya gönderilen davalar da Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyayla birleştirilmişti.
Kararın ardından dosyada sanık sayısı 41’e yükselmişti







